![]() |
|
![]() |
|||||||
| Kemalizm Temelleri Kemalizmin doğuşu ve kemalizn temel yapı taşları |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Albay |
LAikliğin Değişim Evreleri-deniz68ruhu
02.09.2010
Laiklik, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerinde, aynı zamanda Kemalizm’in 6 okundan biridir. Tabii ki her ideoloji, teori ve ilkeler gibi laiklik de değişmiş ve yozlaşmıştır. Laikliğin ilk tanımı, din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılması durumu olarak açıklanmaktadır. Oysa Atatürk vefat ettikten sonra bu tanım değişmiş; din ve devlet işleri birbirinden ayrılması olarak yeni halini almıştır. Bu Atatürk’ün ölümünden sonra, İsmet İnönü Atatürkçülüğünün ilk örneklerindendir. Mesela İsmet İnönü, Atatürk’ün kapattırdığı Mason Localarının tekrar açılmasını sağlamıştır. Bu da laiklik ilkesine ters bir harekettir. Laikliğin dünya işlerine karışmadığı yıllar 1923 ve 1938 arasıdır. Aynı zamanda bu dönem Kemalizm’in pratikte en iyi uygulandığı yıllardır. Yönetimde cumhuriyetçilik, ekonomide devletçilik, sınıf ayrımı yapılmadan halkçılık, farklı ırkları Türk üst kimliğinde birleştiren ve sömürüye karşı koyan bir milliyetçilik ve kapitalizme, emperyalizme, tutuculuğa, dinciliğe, ırkçılığa, Batıcılığa karşı devrimcilik bu yıllarda çok başarılı uygulanmıştır. Kısaca Kemalist Devrim’in başladığı yıllardır. Laikliğin devlet işlerine karışmaması tanımı Atatürk öldükten sonra eklenmiş yani 40’lı yıllarda filizlenmiştir. 50’li yıllarda, Demokrat Parti döneminde din ilk kez Cumhuriyet tarihinde dünya işlerine karışmıştır. Daha sonraki yıllarda bu hareket çok gelişmiş ve bugünlere kadar getirilmiştir. Şimdi ise AKP iktidarında tavan yapmaktadır. Aradaki farkı anlamamız lazım önce. Dinin dünya işlerine karışmaması neden önemli? Çünkü dünya işleri hem ekonomik, hem sosyal, hem kültürel, hem sanatsal, hem bilimsel hem de politik olabilir. Ama devlet işleri yalnızca politik olarak görülmüştür. Din, Allah ile kul arasındaki bir araçtır. Başkaları bunu sömürmemeli, kullanmamalı ve müdahale etmemelidir. Fakat laikliğin olmadığı düzenlerde, rejimlerde, ideolojilerde ülke din simsarlığının altında ezilmiş, kapkaranlık ve aydınlanmadan çok uzak bir devlet modeli almıştır. Ortaçağ’da hep böyle rejimler vardı. Çöktü, yerine laik devletler kuruldu. Aydınlanma Devrimleri, Rönesans, Reform oldu… Aynıları Türkiye modeline uygun olarak Kemalist Devrim sürecinde de gerçekleşti. Sanata, kültüre, bilime, tekniğe önem verildi; bu Rönesans hareketlerine benzer. Din simsarlarına, tüccarlarına, dini kullanan yobazlara İstiklal Mahkemeleri’nde laiklik dersi verildi Kuvay-i Milliye tarafından. Bu da reform hareketlerine benzer. Kemalist Devrim ise Türkiye’nin Aydınlanma Devrimi’dir. Unutulmamalıdır, laikliğin yozlaşmasına izin verilmemelidir, dinci iktidarlara Atatürkçü gençler rahat vermemeli ve Ulu Önder’in sözleri bir bir uygulanmalıdır. Türkiye asla şeyhler ve müritler ülkesi olmayacaktır. Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar demiştir Atatürk. Bu yüzden Tayyip’i ve yandaşlarını referandumda morartacağımıza yemin ediyoruz. Güneşin zaptı yakın…
__________________
Fikirler; zorla ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez! Mustafa Kemal Atatürk Oyları kimin verdiği değil kimin saydığı önemlidir. Josep Stalin Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim. Ernesto Che Guevara Bırakın dünyadaki bütün inançların rahipleri dünya ötesindeki cenneti anlata dursunlar, biz insan için cenneti yeryüzünde inşa edeceğiz! Lev Troçki |
|
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|