Geri git   Kemalist Düşünce Forumu, kemalist sistem, ideolojik paylaşım platformu / Mustafa Kemal ATATÜRK / Anılarla Atatürk
Facebook

Anılarla Atatürk Ulu Önderimizin hayatından anılar


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 23.03.10, 18:06   #1
SÜGE TOYON
Ast Teğmen
 
SÜGE TOYON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Üye No: 1423
Nerden: TRABZON ALMANYA
Yaş: 27
Mesajlar: 143
Tesekkür: 0
8 Mesajina 8 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 3 SÜGE TOYON is on a distinguished road
Atatürk O Mevleviye Misafir Olmuştu

Atatürk’ün Yaveri Muzaffer Kılıç anlatıyor....

Bir gün Atatürk'le beraber Abidinpaşa'dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus'a geçiyorduk.
O zamanlar Samanpazarı'nda bulunan üç beş dükkandan birisi Ali Efendi isimli kitapçıya aitti. Kitapçı dükkanının kepenklerinde, nefis bir halı asılmış duruyordu. Harp yıllarının sonu olduğundan hiçbir yerde, hele Ankarada böyle güzel bir şey görmek pek şaşırtıcı olduğu için bu halı Atatürk'ün de dikkatini çekti. Hemen arabayı durdurup indik.

Beraberce dükkana yürüdük. Kitapçı, Ata'yı görünce, buyurun Paşam diyerek heyecanla bir emri olup olmadığını sordu. Paşa da bu halıyı çok güzel bulduklarını ifade ettiler. Kitapçı;

- "Paşam, bu halı bir müşterimin. Paraya ihtiyacı olmuş, satılması için bana bıraktılar. Benimle bir ilgisi yok" dedi.

Atatürk, böyle güzel bir halının çok kıymetli olduğunu, bunu halı sahibinin nereden almış olabileceğini öğrenmek istediler. Kitapçı ezile büzüle;

- "Paşam, emanet koyan isminin söylenmemesini özellikle rica ettiler, müsaade ederseniz ismini söylemeyeyim" dedi.

Bu sefer Atatürk daha çok merak edip;

- "Çocuk, belki halıyı almak isteyeceğiz. Kimin ve kaça olduğunu öğrenmek isteriz" dediler.
Kitapçı;

- "Paşam 40 lira istemişlerdi " deyip yine halı sahibinin ismini vermedi. Atatürk halı sahibini iyice merak edip ısrar edince de, kitapçı istemeyerek ve sıkılarak;

- "Abdulhalim Çelebi Efendi'nin Paşam " dedi.

Abdülhalim Efendi, Mevlana sülalesinden gelmiş, Konya milletvekili olarak Mecliste görev yapıyordu. Kapısı herkese daima açık, cömert, gayet güzel konuşan, Mevlevi kalpağı ile gezen, akıllı, sevimli, hoş sohbet, özü sözü doğru bir kişiydi.

Atatürk, bu cevabı alınca çok duygulandı ve bana dönerek dükkana 40 lira bırakmamı emretti.
Hemen parayı bıraktım. Kitapçı halıyı koşarak indirip paket yapmaya koyuldu.
Bu arada Atatürk, Abdülhalim Efendi'nin kişiliğinden övgüyle bahsederek;

- "Abdülhalim Efendi, evde halısını satacak kadar parasız kalıyor ama, kapısını kimseye kapamıyor" diyerek onu övdü. Sonra da kitapçıya dönerek;

- "Bana bak, halıyı biz alıyoruz. Fakat halıyı Abdülhalim Efendi'nin evine yollayınız, biz oradan aldırırız. Akşamüzeri de kendilerine bir kahve içmek için geleceğimizi söyleyiniz." dediler. Kitapçı bu davranışa şaşırmış bize bakarken, arabaya binip uzaklaştık.

Aynı akşam Abdülhalim Efendi'nin evine gittik. Kendisi bizi avlu kapısında karşıladı.
Eve girince baktım halı, kapı arkasında paketli olarak duruyordu. Mütevazı evinde minderlere oturuldu, kahveler içildi.
Abdülhalim Efendi;

- "Paşam halıyı almışsınız. Fakat halı evime geri geldi. Müsaade ederseniz, arabanıza koyduralım." dedi.
Atatürk de;

- "Abdülhalim Efendi halı yine bizim olsun. Biz arada sırada sana kahve içmeye geldikçe onun üzerinde kahvemizi içeriz." diyerek halıyı açtırdılar ve odaya serdirdiler.

Kahveler içildi ve sohbet edildi. Giderken Abdülhalim Efendi yine bizi kapıya kadar uğurlayarak;

- "Paşam eğer müsaadeniz olursa halıyı…" derken Atatürk sözünü keserek mütebessim;

- "Abdülhalim Efendi, onu sana emaneten bırakıyoruz. Her gelmemizde onu burada görmek ve üzerinde oturmak isteriz." diyerek veda edip ayrıldılar.

Böylece Atatürk, Abdülhalim Çelebi Efendi'ye, kitapçıya bile belli etmemeye çalışarak ihtiyacı olan yardımı yapmış, fakat halıyı almamışlardı.

Bu ibret verici anı; O büyük asker, devlet adamı ve devrimci liderin, en az bu nitelikleri kadar büyük olan insanlığını anlatmasının yanı sıra, onun, gerçek dindar ve üstelik bir tarikat mensubu olan Çelebiye saygısını göstermesi bakımından da ayrı bir önem taşıyor.

Abdülhalim Efendi, o halıyı Konya Mevlânâ Müzesi kurulunca oraya armağan etmiştir. Görülüyor ki, Abdülhalim Efendi de bu asil davranışı kötüye kullanmamış ve halıyı sahiplenmeyip, layık olduğu yere armağan etmiştir. (1922).
__________________
[Üye Olmadan veya Giriş Yapmadan Linkleri Göremezsiniz Üyelik İçin Tıklayınız...]

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim ve hakikati bilmektir. Yoksa, okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir. "
M. K. Atatürk
SÜGE TOYON isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.07.10, 19:19   #2
deniz68ruhu
Albay
 
deniz68ruhu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2010
Üye No: 1537
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1.611
Tesekkür: 68
22 Mesajina 24 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 3 deniz68ruhu is on a distinguished road
deniz68ruhu - MSN üzeri Mesaj gönder
Çok duygulandım. Çok saygılı bir liderimiz var. Ayrıca çok da hisli. Herkesin okumasını öneririm. Ben çok beğendim...
__________________
Fikirler; zorla ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez!
Mustafa Kemal Atatürk

Oyları kimin verdiği değil kimin saydığı önemlidir.
Josep Stalin

Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim.
Ernesto Che Guevara

Bırakın dünyadaki bütün inançların rahipleri dünya ötesindeki cenneti anlata dursunlar, biz insan için cenneti yeryüzünde inşa edeceğiz!
Lev Troçki
deniz68ruhu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


vBulletin Skin Develepoed By SequaN
Powered by Kemalist Düşünce
Copyright ©2006 - 2012, Kemalist Düşünce Sistemi