Geri git   Kemalist Düşünce Forumu, kemalist sistem, ideolojik paylaşım platformu / Kemalist Düşünce İdeolojisi / Kemalizm Temelleri
Facebook

Kemalizm Temelleri Kemalizmin doğuşu ve kemalizn temel yapı taşları


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24.07.08, 15:20   #1
Fikriye
Tüm General
 
Fikriye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Üye No: 279
Nerden: SAMSUN
Mesajlar: 3.345
Tesekkür: 31
19 Mesajina 20 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 8 Fikriye is on a distinguished road
'Atatürkçülüğün Yeri ve Anlamı'

" 1- DEĞİŞİM

İnsan toplumları devamlı değişim içindedirler. Bu değişimi hiçbir güç durduramaz. Evrenin kanunları evrenin bir parçası olan insan toplumunda da geçerlidir. Madenler ısıtılınca genişler; su belirli bir sıcaklıkta kaynar. Toplum işte bu soydan kanunlara bağlıdır. Ne var ki biz toplumun kanunlarını ancak tarihin laboratuvarında açık-seçik görebiliyoruz. Çünkü madenlerin ısınması için nasıl bir zaman parçası gerekiyorsa, insan toplumundaki değişiklik için bir süre gereklidir. Bu süre gereklidir. Bu sürenin bazan çok uzun oluşu insanları aldatabilir; "hiçbir şey değişmiyor" duygusu yaratabilir.

Tarihin derinliklerine bakınız: İnsan toplumlarının ilkel yaşayıştan kölelik düzenine geçtiğini, kölelikten sonra feodalitenin başladığını göreceksiniz. Feodaliteden sonra gelen burjuvazi, uygarlık tarihinde kapitalizm aşamasına damgasını basmıştır. Kapitalizmin ardından sosyalizm gelmektedir. Her bir değişimde, insan toplumlarındaki imtiyazlar biraz daha tasfiye edilmiş, özgürlük biraz daha kazanılmıştır.

2- DEVRİM

İşte yukarıdaki değişimi insan iradesiyle ileriye doğru hızlandırmak devrimi yaratır.

Demek ki kölelikten sosyalizme doğru yürüyen evrensel değişimde ileriye doğru her bir hızlı adım, bir devrim sayılır. Türkiye'de Atatürk devrimlerinin değeri işte buradadır. Kapitalizmin emperyalizmini Anadolu'da kan ve ateşle yenmek bir devrimdir; Cumhuriyeti ilan etmek bir devrimdir; laikliği devlet yönetiminde geçerli kılmak bir devrimdir. Geleceğin toplumu, Cumhuriyet biçiminde antiemperyalist ve laik olacaktır. Geleceğin toplumuna giden yolun temel taşlarını büyük iradesiyle yerli yerine koyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk , Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük devrimcidir. Eğer Atatürk olmasa idi, uzun bir tarih süreci içinde Türkiye gene Cumhuriyete kavuşacak, laikliği gerçekleştirecekti. Çünkü yakın bir tarihte, dünyada ne şah, ne padişah, ne kral kalacaktır; yakın bir tarihte bütün insan toplumları laik olacaktır.

Ama Türkiyemizin bu gidişte şerefle öncelik alması Atatürk sayesindedir.

3- KARŞI-DEVRİM


Yazımıza başlarken toplumun devamlı ve kaçınılmaz değişim içinde bulunduğunu söylemiştik. Bu değişim ileriye doğrudur. Bu değişimi sosyalizme doğru hızlandırmak insan iradesiyle nasıl mümkünse ve bunu sağlamak nasıl devrimi yaratıyorsa; toplumun kaçınılmaz değişimini bir süre için geciktirmek veya geriye çevirmek de insan iradesiyle mümkündür. İşte toplumun ileriye doğru değişimini bir süre için geciktirebilen veya geriye çevirebilenler karşı-devrimci'lerdir. Toplumun tabiî değişim kanunları içinde bu irade çatışma halindedir.

Türkiye'de bugün ileriye gidişi durdurmak isteyen güçler dışardaki karşı-devrimci çevrelerle işbirliği halindedirler. Bunların husumeti, Türk tarihinin en büyük devrimcisi Atatürk üstüne yoğunlaşmaktadır.

4- EMPERYALİZM

İnsanın insanı sömürmesi yanında bir yabancı devletin bir başka milleti sömürmesi vardır. Bugün Türkiye'de emperyalizm -basit bir tarifle- yabancıların Türk milletini sömürmesidir, diye tanımlanabilir. Emperyalizm milli bilincin ve devrimci şuurun uyanmasını istemez. Çünkü bir toplumun milli bilinci keskinleşir ve bir millette devrimci şuur uyanırsa, sömürücü güçleri tasfiye etmek imkânları kuvvetlenir. Bunun içindir ki, emperyalistler Türkiye'de karşı-devrimcilerle ittifak halinde şu programı uyguluyorlar:

a) Milli bilinci körletmek için ümmetçiliği ve şeriatçılığı körüklüyorlar.

b) Devrimci şuuru uyutmak için devrimci güçleri çürütmeye çalışıyorlar veya satın almaya uğraşıyorlar.

Eğer milliyetçi güçler yabancı bir devletin nüfuzunu kabullenecek kadar yozlaşırsa Türk milleti emperyalizme tam anlamıyla teslim olacak ve uygarlık yarışında ileriye gidiş bir süre için karşı-devrimciler ve yabancı ortakları eliyle durdurulacaktır.

***

İşte bu açık seçik tablo içinde "Atatürkçüyüm" diyen kişinin, devrimcinin iradesini hangi yönde kullanacağı bilimsel bir gerçek olarak ortaya çıkar. "Atatürkçülük" lâf ü güzaf değil, evrenin bilim kanunları içinde değeri, yeri ve anlamı olan bir tarihi olgudur.

12 Ekim 1968"

İLHAN SELÇUK - CUMHURİYET 28.03.2007
__________________
Cebren ve hile ile aziz vatanın,bütün kaleleri zapt edilmiş,bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şeraitten dahi elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde,iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler,hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerini siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.Millet fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
K.ATATÜRK
Fikriye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.07.08, 15:21   #2
Fikriye
Tüm General
 
Fikriye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Üye No: 279
Nerden: SAMSUN
Mesajlar: 3.345
Tesekkür: 31
19 Mesajina 20 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 8 Fikriye is on a distinguished road
"Demek ki kölelikten sosyalizme doğru yürüyen evrensel değişimde ileriye doğru her bir hızlı adım, bir devrim sayılır. Türkiye'de Atatürk devrimlerinin değeri işte buradadır. Kapitalizmin emperyalizmini Anadolu'da kan ve ateşle yenmek bir devrimdir; Cumhuriyeti ilan etmek bir devrimdir; laikliği devlet yönetiminde geçerli kılmak bir devrimdir. Geleceğin toplumu, Cumhuriyet biçiminde antiemperyalist ve laik olacaktır. Geleceğin toplumuna giden yolun temel taşlarını büyük iradesiyle yerli yerine koyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk , Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük devrimcidir." (İlhan Selçuk)


Harika bir yazı...
__________________
Cebren ve hile ile aziz vatanın,bütün kaleleri zapt edilmiş,bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şeraitten dahi elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde,iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler,hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerini siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.Millet fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
K.ATATÜRK
Fikriye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.07.08, 15:29   #3
ebruysal
Yüzbaşı
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Üye No: 576
Yaş: 18
Mesajlar: 425
Tesekkür: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 4 ebruysal is on a distinguished road
gercktende cok guzel
ebruysal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.04.10, 13:01   #4
ugur deniz yasayan
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
Evet Bu Yüzden Sosyalistiz Ya Ayni Zamanda
  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


vBulletin Skin Develepoed By SequaN
Powered by Kemalist Düşünce
Copyright ©2006 - 2012, Kemalist Düşünce Sistemi